Bazen bir derenin kenarında suya aç bazende bir kayanın koyuğunda büyürsün..
Hiç birimiz seçmedik ki gelincik otu olmayı yada su kenarında naneden daha derin kokulu yarpuz olmayı. Bizde kurak topraklarda diken oluverdik dalımız dahi sıkıntılı yarısı sararmış kurumak üzere bir kısmı yemyeşil zıtlıklar içerisinde göğe doğru yükselen bir beden.

Herkes kendine has rengi ile cıvıl cıvıl.. Biz mi  istedik sanki o yeşillikler arasında sarımtırak olmayı. Biz renklerimizle en cafcaflı yeşilimiz ile ve en fosforlu sarımız ile baharımız ile ressamın tablosundaki tüm renk tonlarımız ile güzeliz.

Ahh kır çiçekleri ne kadarda güzelsiniz imreniyorum size yemyeşil kırların sarı.mavi,turuncu,kırmızı,mor çiçekleri.. Su damlacığı bulsa açan çimen çiçeği sen ne güzelsin ve ne kadar narinsin umarım kimseler basmaz üzerine ve çiğneyip geçmezler seni.

Ruh mu dayanır buna incinmez mi hiç? O nasıl bir ruhsuzluk seven sevdiğini ezip geçer mi hiç.. Omuzlarında büyük bir yük var dört yapraklı yoncam öyle güzel açmışsın ki ruhum huzur buldu seninle. Sen, eşsizsin özelsin kırarlar seni diye korkmaktan da hep kaçmak istedim senden ama işte bu kır çiçeklerinin sonudur hep.. Biri çıkıp tüm ihtişamına güzelliğine rağmen ezer geçer seni… Ah benim narin ruhlu kırılgan menekşem boynu tevazu ve edepten bükülmüş rengi kırmızının en güzel tonunda körpecik gelinciğim seni kimler kırdı böyle.. Artık ruhları kararmış maskeli mahluklar çevirdi her yanımızı ne zor seni seçebilmek o kadar sahte renk arasında boynu bükük gelinciğim..

[Toplam:1    Ortalama:5/5]